|
Bilimsel Çalışmalar-Yayınlar : Romatizmal ve mekanik karakterli kas-iskelet sistemi hastalıklarında hidroterapinin (Balneoterapi) etkinliği konusunda çalışmaların sürdürüldüğü merkez, ülkemizde çalışmalarını bilimsel temellere dayandırarak sürdüren üniversite bünyesinde olan ilk ve tek merkez konumundadır.
|
|
 |
Özcan O., Yurtkuran M., Karakaya M., Kahraman Z., Üzümçeker N. Hydrotherapy in Osteoarthritis. XXII. Uluslararası Hidrotermal Mühendisliği ve Kaplıca Hekimliği Kongresi, Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Dergisi cilt 4, sayı 1-2-3: 69-79, 1986.
Summary: 49 patients with osteoarthritis were instructed in a treatment program. The first group was consisted of 22 patients and they received hydrotherapy. The second group in addition to hydrotherapy, was treated with short wave diathermy. All the patients showed improvement in clinical parameters parameters such as pain, tenderness, morning stiffness, functional index of osteoarthritis. Both of the groups showed statistically significant clinical improvement in all of the parameters. There were no statistically significant differences between the two groups.
Yayınlar sayfasına dön...
|
| |
Irdesel J, Özcan O, Yurtkuran M. Ankilozan Spondilitte solunum fonksiyon testlerine egzersizin etkisi. Fizik Tedavi Rehabilitasyon dergisi 14(2-3):9-12,1990
Özet: Ankilozan Spondilitli (AS) 50 hastada solunum fonksiyon testleri araştırıldı. Hastaların 30’unda akciğer fonksiyon bozukluğu belirlendi. Başlıca patolojik bulgular vital kapasite ve zorlu vital kapasitedeki azalmaydı. Akciğer fonksiyon bozukluğu hastalığın süresi ve toraksın hareketi ile ilişkiliydi. Bu hastalarda spondilitik toraksın akciğer fonksiyon bozukluğuna katkıda bulunduğu düşünüldü.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
| |
Yurtkuran M., Güney C., Top F. The effect of topical application of nonsteroidal antienflammatory drugs (NSAİDS) on the osteoarthritis hand. V. Congreso de Rheumatologia De los Paises Mediterraneos. (15-17 Octubre, 1990, Madrid) Palacio De Congresos, p-38
Özet: Analgesia is the primer goal of the drug therapy. Recently analgesia with the use of topical NSAIDs are discussed. 71 patients with OA hand were included in this study.They were divided into 4 group randomly. Group 1 (n=22) used diclofenac Na gel, group 2 (n=18) used Naproxen gel, group 3 (n=17) used Etofenamat gel, group 4 (n=15) used placebo gel over a period of 3 weeks. Pain, stiffness and grip strength were the parameters. At the end of the study, all the parameters had improved significantly in all of the groups. But when we compared the drug treatment results with the plasebo treatment, there were no statistically significant difference between the groups except Etofenamate group. The improvement of the parameters (pain, stiffness) in this group was superior to the plasebo group. In conclusion, topical therapy can be used in the treatment of OA hand for analgesia.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
|
Yurtkuran M., Çerçel N. Mekanik bel ağrılı hastaların tedavisinde egzersiz tedavisi ile fizik tedavinin karşılaştırılması. Fizik Tedavi Rehabilitasyon Dergisi XVI, 3, 1992
Özet: 69 mekanik bel ağrılı hasta (MBA) rastgele olarak iki gruba ayrıldı. 1. grup (n=42) fleksiyon veya ekstansiyon egzersizleri yaptı. 2. grup (n=27) ultrason + steam pack (SP) uygulamasını 3 hafta boyunca sürdürdü. Ağrı, kas spazmı, palpasyonla duyarlılık, lomber fleksibilite çalışma parametreleri idi. Sonuç olarak, 1. ve 2. grup hastalara uygulanan tedavi yöntemlerinin birbirine göre üstünlüğü olmadığı görüldü.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
|
Güney C. Diz osteoartritinde kısa dalga diatermi ile hidroterapi uygulamasının karşılaştırılması (tez), UÜTF, Bursa, 1992
Özet: Yaptığımız kaynak taramasında K.D.D.ile hidroterapi tedavilerinin ayrı ayrı uygulandığı çalışmalarda etkilerinin üstünlüğü belirlenmesine karşın, diz osteoartritinde karşılaştırmalı bir çalışmaya rastlamadık. Bu noktadan hareketle, diz osteoartritinde K.D.D. ve hidroterapi ile semptomlarda bir değişiklik olup olmadığını ve bu yöntemlerin birbirine üstünlüğü olup olmadığını araştırmayı amaçladık.Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Polikliniği’nde ayaktan izlenen ve Atatürk Hidroterapi ve Rehabilitasyon Araştırma Merkezi’nde yatırılarak tedavi gören bilateral diz osteoartriti tanısı konmuş 56 hastayı rastgele iki gruba ayırdık. 3 hafta süreyle 1.gruptaki 28 hastaya K.D.D., 2.gruptaki 28 hastaya hidroterapi uyguladık. Ayrıca her iki gruptaki hastalara quadriseps izometrik egzersiz uyguladık. Çalışmada; ağrı, inaktivite katılığı, 15 metre yürüyebilme süresi, quadriseps kas gücü, aktif fleksiyon derecesi ve pasif fleksiyon derecesinde istatistiksel anlamlı bir düzelme saptadır. Quadriseps kas gücünde ise her iki grupta da tedavi sonrası istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik saptayamadık. K.D.D.uygulanan grupta; merdiven çıkarken ağrı, çömelme sırasında ağrı, pasif fleksiyonda ağrı, inaktivite katılığı, 15 metre yürüyebilme süresi parametrelerinde istatistiksel anlamlı farklı bir düzelme görüldü (p<0.001).Sonuç olarak diz osteoartriti tedavisinin ana amacı olan semptomların iyileştirilmesi, özellikle de, analjezi oluşturulması hem K.D.D. tedavisi, hem de hidroterapi tedavisi ile sağlanabilir. Ancak K.D.D. tedavisinin; merdiven çıkarken, pasif fleksiyonda, çömelme sırasında olan ağrı ile, inaktivite katılığında ve ağrısız 15 metre yürüyebilme süresinde hidroterapi tedavisinden daha etkili bir iyileşme sağladığını söyleyebiliriz.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
|
 |
|
Yurtkuran M. Servikal spondilozisli hastaların tedavisinde balneoterapinin yeri, UÜTF Dergisi, 1:119, 1992
Özet: 42 servikal spondilozlu hasta Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları kliniğine yatırılarak tedavi gördü. Rastgele yöntemle iki gruba ayrılan hastalardan 1. gruptaki 20 hasta 3 hafta süreyle her gün 20 dak. Hidroterapi havuzuna girdi. 2. gruptaki 22 hasta ise hidroterapi sırasında boyunluk (içi hava dolu yastıkçık) kullandı. Tedavi parametreleri olarak ağrı, basmakla duyarlılık, kas spazmı ve servikal bölge hareket kısıtlılığı kullanıldı. Çalışma sonucunda her iki grup hastada tüm klinik parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı düzelme olduğu görüldü. Ancak boyunlukla tedavi gören hasta grubunda basmakla duyarlılık ve kas spazmı parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklı bir düzelme saptandı. Balneoterapi sırasında servikal spondilozlu hastaların boyunluk kullanması tedavi sonucunu daha olumlu etkileyebilir sonucuna varıldı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Çeliktaş M., Doğan M., Öncel M. Osteoporozlu hastalarda Hidroterapinin etkileri. I. Ulusal Menopoz ve Osteoporoz Simpozyumu Bildiri ve Özet Kitabı, 1993
Özet: Osteoporozlu hastalarda hidroerapinin etkisini araştırmak amacıyla yapılan çalışmada 3’ü erkek, 41’i kadın olmak üzere 44 hasta değerlendirmeye alındı. Yaşları 37-78 arasında değişen hastalar 2 hafta süresince haftada 7 gün, günde 20 dk. olmak üzere hidroterapiye alındılar. Tedavi parametrelerinden ağrı (VAS, algometrik olarak), kişisel akım, giyinme, oturma pozisyonundan ayağa kalkma, merdiven inip çıkma,banyo yapma ve yürüme mesafesi 5 nokta skalası ile değerlendirildi. Tedavi sonuçları istatistiksel olarak değerlendirildiğinde, tüm parametrelerde 1. haftadan başlayarak 4. hafta ve 8. hafta da devam eden anlamlı düzelmeler saptandı. Sonuç olarak hidroterpi uygulamasının osteoporozlu hastalarda semptomların tedavisinde etkin, basit, zararsız ve kolay bir alternatif tedavi yöntemi olabileceği kanısına varıldı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
| |
|
 |
Yurtkuran M, Çeliktaş M, Kahraman Z. The effect of hydrotherapy on myofascial pain syndrome. 7 th World Congress on Pain, Abstract book, p:182, 1993
Summary: The analgesic effect of hydrotherapy in patients with Myofascial Pain Syndrome (MPS) was evaluated in this controlled study. 40 patients (2 male, 38 female; 18-65 years old, mean 36 years) with MPS selected randomly were admitted to Atatürk Hydrotherapy and Rehabilitation Center. The patients were divided in to 2 groupsç. The patients in the first group (n=20) received hydrotherpy in a therapeutic pool (sized 8.5x4m) for 20 min., 5 days a week, for a period of 2 weeks. The patients in the second group (n=20) served as the contol group. Both of the groups were evalutad according to the criteria; pain (VAS, 5 point scale, algometer), stiffness (hour), sleep disturbance (VAS) and fatigue duration (hour) before the treatment, on the 14 th and the 28 th day and at the end of the 2 nd month. Evaluation of the pain, stiffness, sleep disturbance and fatigue duration in patients treated with hydrotherapy indicated statistically significant improvement when compared with the contol group. In conclusion, patients with the MPS in the hydrotherapy group showed improvement in both subjective and objective measurements of pain. Hydrotherapy appears to be a simple, harmless, non-invasive and effective analgesic agent in the treatment of MPS.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Ulus İ.H., İrdesel J. The effect of balneotherapy on plasma endorphine level in patients with osteoarthritis. Phys Rehab Kur Med 3 (1993):130-132
Özet: To evaluate the response of the plasma endorphine level to balneotherapy, 20 patients with chronic pain syndromes (osteoarthritis) were admitted to Atatürk Balneotherapy and Rehabilitation Center. After a period of 3 weeks, plasma endorphine levels were observed and it was found that the change was not statistically significant.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Selimoğlu E., Ocak N. Osteoartritli Hastalarda Balneoterapinin Etkisi. II. Alman-Türk Kaplıca Hekimliği Kongre Kitabı, s 213-220, Mayıs 1995.
Özet: Bu çalışma, osteoartritte balneoterapinin (BT) ağrı üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları’na başvuran rastgele seçilmiş 43 kadın, 4 erkek (ort yaş 54), Jeneralize Osteoartrit tanısı almış 47 Primer Osteoartritli hasta üzerinde yapıldı. Hiçbir hasta tedavi süresince steroid olmayan antienflamatuar ilaç kullanmadı. Tüm hastalar 2 hafta süreyle haftada 5 gün, günd 20 dk. olmak üzere 10 seans BT aldılar. Tedavi öncesi ve sonrası en duyarlı 3 noktadan algometrik ölçüm yapıldı. Tedavi süresince günlük hava verileri (hava sıcaklığı, nem, basınç) saptandı. BT uygulanan osteoartritli hastalarda algometrik ağrı ölçümünde 1. seanstan başlayarak istatistiksel olarak anlamlı düzelme gözlendi. Ağrı parametresinin meteorolojik değerlerden basınç ve nem ile anlamlı ilişki göstermediği ancak ısı ile (-) korelasyon gösterdiği saptandı. Osteoartritli hastalarda 2 haftalık kısa bir BT uygulaması sonrası kas duyarlılığında azalma ve meteorolojik faktörlerden hava ısısının ağrıyı (-) yönde etkilediği sonucuna varıldı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
|
Kahraman Z., İrdesel J.,Özcan O., Çakın N., Çırpanlı G.,Özbek L. HLA-B27 pozitif ve negatif Ankilozan Spondilitli hastaların klinik ve radyolojik özelliklerinin karşılaştırılması. XV. Ulusal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kongresi (27-31 Mayıs 1995, İstanbul) Bildiri özet kitabı, sayfa 60
Özet: Ankilozan Spondilitin (AS) heterojen görünmü ile ilgili en önemli katkılardan birinin HLAB27 (+) ve (-) AS’li hastalar arasındaki farklı özellikler olduğu ileri sürülmektedir. Bu çalışmanın amacı HLAB27 (+) ve (-) AS’li hastalarda klinik ve radyolojik farklılıkları araştırmaktır. Yaş ve hastalık süresi bakımından benzer özellikteki HLAB27 (+) ve (-) AS’li hasta ağrı, sabah tutukluğu süresi, ESR, ailesel birikim, akut anterior üveit varlığı, kalça ve periferik eklem tutulumu bakımından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Hastalık süresi 10 yıldan az olan HLAB27(+) hastaların omurga ve sakroiliak eklemlerde radyolojik tutulum şiddetinin daha fazla olduğu belirlendi. Klinik olarak lomber omurgadaki hareket kısıtlılığının 2 grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği gözlendi. 10 yılın üzerinde HLAB27 (-) AS’li hastalarda servikal ve torakal omurga hareketlerinde kısıtlanmanın daha belirgin olduğu saptandı. Sonuç olarak hastalığın ilk 10 yılında HLAB27 (+) AS’li hastalarda radyolojik belirtilerin daha şiddetli olduğunu, ancak daha ileri dönemlerde HLAB27(-) AS’li hastalarda servikal ve torakal omurgada daha ciddi hareket kısıtlanması olduğunu göstermektedir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Çeliktaş, M. Primer Fibromyalji sendromunun tedavisinde hidroterapi uygulamasının yeri (tez), UÜTF, Bursa, 1995
Özet: Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’na bağlı Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları’nda tedavi gören, yaşları 18-65 arasında değişen, 37’si kadın, 3’ü erkek primer fibromyalji tanısı konulmuş 40 hastayı rastgele iki gruba ayırdık. 1.gruptaki 20 hastaya ayaktan 2 hafta boyunca, haftada 7 gün olarak ve günde 20 dk.olmak üzere hidroterapi uyguladık. Hastaları tedavi öncesi, 14.gün, 28.gün ve 2.ay sonunda değerlendirmek üzere 2 ay boyunca izledik. Yine hastalar bu süre içinde gösterilen relaksasyon egzersizlerini uyguladılar. 2.gruptaki kontrol grubu olarak alınan 20 hasta ise, 2 ay boyunca yalnızca gösterilen relaksasyon egzersizlerini uyguladılar. Bunlarda tedavi öncesi, 14.gün, 28.gün ve 2.ay sonunda değerlendirildiler. Çalışmamızda, ağrı (VAS ve 5 nokta skalası), sabah tutukluğu süresi, halsizlik süresi ve duyarlılık ölçümlerini (algometre ile ve basmakla) parametre olarak kullandık. 2 haftalık hidroterapi uygulaması sonunda ve izlendiği 2 ay boyunca bu gruptaki hastalarda ağrı parametresinde, her iki ölçüm yöntemi ile de anlamlı düzelme, halsizlik parametresinde geç dönemde (28.gün) anlamlı düzelme, duyarlılığın gerek algometre, gerekse de basmakla yapılan ölçümlerinde anlamlı düzelme ve kontrol noktaları ölçümlerinde anlamlı düzelme bulunurken, sabah tutukluğu parametresinde anlamlı bir düzelme saptayamadık. Kontrol grubu olarak aldığımız yalnızca egzersiz yapan grupta ise, ağrı parametresinde VAS ile geç dönemde (28.gün) anlamlı düzelme, 5 nokta skalası ile erken dönemden başlayan ve giderek artan bir düzelme, sabah tutukluğunda yine geç dönemde (28.gün) anlamlı düzelme saptadık. Halsizlik süresinde geç dönemde (2.ay) zayıf anlamsızlık, algometre ile yapılan duyarlılık ölçümlerinde anlamsızlık, basmakla yapılan duyarlılık ölçümlerinde ise geç dönemde (28.gün) zayıf anlamlılık bulduk. Kontrol noktaları ölçümlerinde ise geç dönemde (28.gün) anlamlılık saptadık. Sonuç olarak, primer fibromyalji tedavisinin ana amacı olan ağrının giderilmesi, ağrı-spazm-ağrı kısır döngüsünün kırılması, duyarlı noktalardaki duyarlılığın azaltılması ve halsizlik süresinin azaltılması hidroterapi uygulaması ile sağlanabilir. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında ise, hasta yakınmalarının başında gelen ağrı ve duyarlı noktalardaki duyarlılığın azaltılmasında, hidroterapi tedavisinin etkili ve güvenilir olduğu anlaşılabilir. Hidroterapi uygulamasının ucuz, agresiv olmayan, basit ve kolay uygulanabilir bir yöntem olması, tedavi seçenekleri arasından öncelikle seçilmesini sağlayabilir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Sivrioğlu K., Doğan M.,Öncel B. Ankilozan Spondilitin tedavisinde Balneoterapinin yeri. X. Ulusal romatoloji Kongre Kitabı, s-153,1996
Özet: Ankilozan Spondilit (AS), kronik sistem tutulumları olabilen, temelde omurgayı tutan, ilerleyici bir hastalık olup temel tedavisi erken tanı, hasta eğitimi ve fizyoterapidir. Medikal tedavinin yan etkileri nedeniyle ağrı ve tutukluğu giderebilecek yeni tedavi yöntemleri aranmaktadır. Çalışma, yan tkisi yok denecek kadar az olan balneoterapinin hastalıkta semptomlar üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları polikliniğine başvuran, New York kriterlerine göre As tanısı konmuş, yaşları 16-66 arasında değişen (ort 44.2) 44 hasta (15 kadın, 29 erkek) çalışmaya alındı. Hastalar rastgele olarak 2 gruba ayrılarak 1. gruptaki 24 hastaya balneoterapi uygulandı. 2. gruptaki 20 hasta balneoterapiye ek olarak çeşitli medikal tedaviler aldı. Hastalar ağrı, sabah tutukluğu, baş-duvar aralığı, çene-manibrium aralığı, lomber fleksibilite, göğüs ekspansiyonu, parmak ucu-fibula arası mesafe parametreleri ile tedavi öncesi, 3 haftalık tedavi sonrası ve tedavi bitiminden 1 ay sonra değerlendirildi. Her iki grupta da tedavi sonrası tüm parametrelerde istatistiksel olaak anlamlı düzelme saptandı. Gruplar birbiri ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görüldü. Sonuç olarak balneoterapinin AS’li hastaların tedavisinde tek başına etkili, zararsız ve basit bir alternatif tedavi yöntemi olabileceği düşünüldü.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Kahraman Z., Özbek L., Yurtkuran M., Özbek S., Akın S., Özcan M. Fleksör tendon yaralanmalarının rehabilitasyonunda ultrasonun etkisi. XVIII. Ulusal Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kongresi (4-8 Eylül 1996, Bursa) Bildiri özet kitabı, s-94
Özet: TerapötikUltrason (US), ağrıyı azaltma, dolanımı artırma, kollajenin uzayabilirliğini atırma gibi etkileri temelinde yumuşak doku yaralanmaları tedavisinde sık kullanılan bir fiziksel ajandır. Bu çalışma fleksör tendon yaralanmalarında onarım sonrası iyileşme döneminde US uygulamasının etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya alınan 15’i erkek, 1’i kadın 16 hastaya ait 30 fleksör tendon yaralanması postop 3. hafta sonunda 2 gruba ayrıldı. 1. gruptaki 15 olguya günde 15dk girdap banyosu ve egzersiz uygulandı. 2. gruptaki 15 olguya ise egzersiz ve girdap banyosuna ek olarak 1W/cm2 dozda günde 5 dk süreyle toplam 15 seans US uygulaması yapıldı. Tüm olgular tedavi öncesi ve tedavi sonrası total aktif hareket, parmak ucu-distal palmar çizgi, ekstansiyon kusuru parametreleri ile ve Strickland ve Buck Gramcko ölçüm yöntemlerine göre değerlendirildi. Tedavi sonunda US uygulanan grupta total aktif hareket ölçümlerinde US uygulanmayan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla artış olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada fleksör tendon yaralanmalarında onarım sonrası rehabilitasyon aşamasında US uygulamasının fonksiyonel sonuçları iyileştirmeye katkıda bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Bingöl Ü., Kahraman Z. Comparison of two acupuncture methods in myofascial pain syndrome; Electroacupuncture versus needle acupuncture. Paradigms on Regional anaesthesia and pain (22-25 June, 1996) Abstract book, p-122
Summary: This study was designed to compare the efficacy of electroacupuncture (EAP) and needle acupuncture in patients with Myofascial Pain syndrome (MPS). 40 patients (39 female, 1 male, 25-73 years old, mean 44) diagnosed as MPS were randomly divided into 2 treatment groups. The patients in group 1 (n=22) received EAP. Trigger points in the cervial region were detected using EAP equipment. Steel acupuncture needles were introducedy, transmitting intense transcutaneus electrical stimulation of rectangular wave forms delivered in pulses of 4 Hz for 10 min. in each trigger point twice a week and for 2 weeks. The patients in group 2 (n=18) received the same treatment as the first group, without transmitting any electrical current. Pain-pressure treshold (PPT) scores of the trigger points were recorded before and after the therapy sessions. 2 weeks and 1 month after the treatment. PPT measures were obtained with a strain-gauge algometer at the trigger points. The PPT scores for local pain did not change in the acupuncture group, whereas a statistically significant decrease was observed in the EAP group one month after the treatment. In conclusion, EAP is an efficient and easily applicable method in treating MPS.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
 |
Doğan M. Kalça osteoartriti tedavisinde hidroterapi uygulamasının yeri (tez), UÜTF, Bursa, 1996
Özet: Yaptığımız kaynak taramasında kalça osteoartrit’inin tedavisinde, hidroterapinin yatan hastalarda kullanımı hakkında kontrollü çalışmalara rastlamadık. Bu noktadan hareketle, hidroterapi ile kalça osteoartrit’inin semptom ve bulgularında bir değişiklik olup olmadığını ve bu yöntemin evde uygulanan egzersiz programına üstünlüğü olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Çalışmamızı Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’na bağlı Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları’nda tedavi gören, kalça osteoartrit tanısı konmuş 49 hasta üzerinde yaptık. Hastalar, rastgele olarak iki gruba ayrıldı. 1.gruptaki 31 hasta, hastaneye yatırılarak 3 hafta süreyle Hidroterapi + Egzersiz + parasetamol tedavisine alındı. 2.gruptaki kontrol grubu olarak alınan 18 hasta ise egzersiz + parasetamol tedavisine alındı. Tüm hastalar 6 hafta boyunca izlendi ve tedavi öncesi, 10.gün, 20.gün ve 40.gün sonunda olmak üzere toplam dört kez değerlendirildiler. Çalışmada kullanılan parametreler; ağrı (5 nokta skalasına göre istirahatte olan ağrı, ayakta durmakla olan ağrı, hareketle olan ağrı, gece ağrısı), sabah tutukluğu, duyarlılık (algometre ile ölçme, ritchie artiküler indeksi), eklem hareket açıklıklarının gonyometrik ölçümü, inter malleoler aralığın ölçümü, 30 m. yürüyebilme süresi, 20 basamak merdiven inip çıkabilme süresi, 10 kez sandalyeye oturup kalkabilme süresi, kalça kuşağı kaslara uygulanan kas testi, gece ağrıdan dolayı uykudan uyanma sayısı, fonksiyonel indeks (WOMAC kriterleri), steinbrocker fonksiyonel indeksi, hastalık şiddetinin global değerlendirilmesi (doktor tarafından ve hasta tarafından) idi. 40 günlük periyod sonunda her iki grupta da kas güçlerinin değerlendirilmesinde tedavi öncesine oranla ileri derecede belirgin düzelme saptandı. Bu sonuca dayanarak gerek hastanede ve gerekse evde, iyi planlanan ve düzenli olarak yapılan egzersizler ile kas gücünde istenen gelişmenin sağlanabileceğini söyleyebiliriz. Çalışmada kullanılan diğer parametreler ise 1.grupta ileri derecede belirgin gelişmeler elde edildi. 2.grupta ise anlamlı gelişmeler saptanamadı. Sonuç olarak; Hidroterapi uygulamasının, dejeneratif eklem hastalıklarının tedavisinde kullanılabilecek tedavi seçeneklerinden biri olabileceğini vurgulayabiliriz.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Çeliktaş M. A randomized, controlled trial of balneotherapy in the treatment of patients with primary fibromyalgia syndrome. Phys Rehab Kur Med 6:109-112, 1996
Summary: The aim of the study was to investigate the effect of balneotherapy in patients with the Primary Fibromyaljia Syndrome (PFS). 40 patients (37 females, 3 males) with PFS, diagnosed by the criteria of the American College of Rheumatology, were treated with balneotherapy once a day, 5 times a week, over a period of two weeks. 20 patints without balneotherapy served as a control group. An algometer was used to evaluate the pain score. The mean pressure algometer score in the balneotherapy group changed significantly at the end of the therapy. The clinical improvement continued at the third and the fourth weeks after the therapy, where as it did not change significantly in the contol group. In conclusion, balneotherapy may be an alternative treatment in PFS without any side effects.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Kahraman Z., Sivrioğlu K., Afşin Y. Balneotherapy in low back pain. Eur J Phys Med Rehabil 7(4):120-123, 1997
Summary: Clinical improvement of 50 patients with low back pain treated with balneotherapy was evaluated in this controlled trial. The patients were randomly allocated to two groups. The treatment group of 30 patients received balneotherapy and a routine exercise program, where as the control group of 20 patients followed only the exercise program. Each group was treated 3 weeks and the patients were evaluated before treatment, after treatment as well as 1 month after the treatment. The groups were comparable in age, sex, duration of pain, intensity of pain and lumbar flexion. Patients of the balneotherapy group showed statistically significant improvement in visual analogue scale of pain, in tenderness assessed with pressure algometer, in knee-chest distance, in the modified Shober’s test, in lumbar extension, in lateral flexion, in finger to floor distance and in straight leg raising test parameters at the end as well as 1 month after the treatment. The control group showed no statistically significant improvement except for the pain score. In conclusion, balneotherapy can be suggested as an effective treatment modality in low back pain.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Öncel N. B. Rotator cuff lezyonlarının tedavisinde hidroterapinin yeri (tez), UÜTF, Bursa,1997
Özet: Çalışmamızı, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’na bağlı, Atatürk Rehabilitasyon Merkezi-Kükürtlü Kaplıcaları’na başvuran ve rotator kılıf lezyonu tanısı konmuş, 56 hasta üzerinde yaptık. Hastaları ratgele olarak 3 gruba ayırdık. 20 kişiden oluşan 1.gruba, hastada 5 gün, günde 5 dakika süreyle, 1 w/cm 2 şiddetinde ultrason tedavisini iki hafta süreyle uyguladık. 20 kişilik 2.gruba, hidroterapi kürünü haftada 5 gün, günde 20 dakika süreyle, 38°C’lik termal kükürtlü havuzda, iki hafta süre ile uyguladık. Kontrol grubumuzu oluşturan 3.gruptaki 16 hastaya ise herhangi bir fizik tedavi ajanı uygulanmadı. Hastaların tümüne, Codman, omuz çarkı ve parmak-merdiven egzersizlerini, 10’ar dakika süre ile, günde iki kez tekrarlanmak üzere, 6 hafta boyunca egzersiz programı olarak verildi. Çalışmamızda, rotator kılıf lezyonlarında, belirti ve bulguların giderilmesinde, ultrason ve hidroterapinin her ikisinin de yararlı olduğunu gözledik. Sadece egzersiz verilen kontrol grubuna göre, US ve HT’nin, el kavrama gücü dışındaki tüm parametrelerde, ileri derecede anlamlı olarak düzelme sağladığını belirledik. HT ve US grupları karşılaştırıldığında ise, yararlı etki ultrason tedavisiyle daha çabuk ortaya çıkmakla beraber, tedavi bitiminden bir ay sonra yapılan ölçümlerde değerlerin benzer olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı saptandı. Lokalize ağrı, aktif abdüksiyonda ağrı, istirahat ağrısı, abduksiyon ve eksternal rotasyondaki eklem hareket açıklığındaki ölçümlerde ultrason grubundaki düzelmenin, daha çabuk elde edildiği söylenebilir. Eksternal rotasyon ve küçük tüberküldeki duyarlılığın ise HT ile daha çabuk düzeldiği söylenebilir. Sonuç olarak hidroterapinin, rotator kılıf lezyonlarının konservatif tedavisinde, ultrason kadar etkili olduğu söylenebilir. Ayrıca yan etkisinin az oluşu, kolay uygulanabilmesi, ucuz ve güvenilir bir yöntem olması nedeniyle, seçenek tedavi yöntemi olarak düşünülebilir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Güllülü M., yurtkuran M., Dilek K., Kahraman Z., Yavuz M. The effects of administration of low dose cyclosporin A per se in patients with Rheumatoid Arthritis on clinical and labarotory parameters. XIX. ILAR Congress of Rheumatology (8 th-13 th June 1997) Abstract book, p-27
Summary: In this study, the effects of administration of low dose Cyclosporine–A (Cyc-A) on clinical and laboratory parameters per se for a period of 10 weeks on (6 males, 18 females) 24 cases with Romatoid Arthritis (RA) were investigated. Since the 6 th week of treatment, significant improvement was observed in the parameters such as; pain, the number of joints with arthritis, morning stiffness, strength of hand grasp. While there were no significant changes in Hb, Htc, leucocyt count, ESR, CRP and RF values, a significant increase in thrombocyte count was established since the 8 th week of treatment. Moreover during the period of treatment no significant changes were observed in serum fasting glucose level, Na, K, Ca, SGOT, SGPT, IgA, IgM, IgG levels and in glomerular filtration rate where as since the second week of treatment, significant increases were established in serum cholesterol, triglyceride levels and there were also significant increases in serum urea, creatinin, uric acid levels since the 2 nd-6 th week of the treatment.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Özbek L., Kahraman Z., Özbek S., Akın S., Özcan M. Fleksör tendon yaralanmalarında postoperatif dönemde erken mobilizasyon ve immobilizasyon uygulamalarının araştırılması. XVI. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi (15-18 Mayıs 1997, Ankara) Bildiri özet kitabı s-43
Özet: Bu çalışmada eldeki fleksör tendon yaralanmalarının postoperatif rehabilitasyonunda erken mobilizasyon yönteminin uzun süreli mobilizasyon yöntemine üstünlüğü olup olmadığı araştırıldı. UÜTF Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalına bağlı El cerrahisi bilim dalında ameliyat edilip operasyon sonrası rehabilitasyon amacıyla UÜTF Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümüne bağlı Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları polikliniğine başvuran 25 hastaya ait 45 fleksör tendon tedavi öncesi ve tedavi sonrası değerlendirildi. Hastalar rastgele 2 gruba ayrıldı. 1. gruptaki 16 tendon 3 hafta süresince alçı-atel ile immobilize edildi. 2. gruptaki 29 tendona postop. 3. günde Washington yöntemi uygulandı. Hastalar postop 3. hafta ve 10. haftalarda değerlendirildiler. Eklem hareket açıklıkları, parmak ucu-distal palmar çizgi arası mesafeleri ölçüldü. Strickland ve Buck Gramcko ölçüm sistemleri ile sonuçlar değerlendirildi. Strickland sistemi ile erken mobilizasyon uygulanan grupta %75.8 mükemmel-iyi, %10.4 orta, %13.8 kötü sonuç elde edildi. İmmobilizasyon grubunda ise sonuçlar,Strickland’a göre %25.1 mükemmel ve iyi, %31.2 orta, %43.7 kötü, Buck Gramcko’ya göre %31.2 mükemmel-iyi, %50 orta, %18.8 kötü idi. Bu bulgular ışığında fleksör tendon onarımından sonra erken dönemde uygulan mobilizasyon protokolünün immobilizasyon yöntemine göre çok daha iyi fonksiyonel iyileşme sağladığı sonucuna varıldı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M, Karakaya M.K., Hatipoğlu M., Karakoç Y., Özbek L. The effect of balneotherapy on knee osteoarthritis. II. Mediterranian Congress of Phys Med and Rehab (20-23 May 1998, Valencia) abstract book , p-149
Summary: The main aim of the therapy of Osteoarthritis (OA) is to obtain adequate analgesia . NSAIDs are commonly used as effective analgesic drugs but they may lead to some serious side effects. Balneotherapy has been used in arthritic conditions including OA since the ancient times but its benefit still controversial. We planned a prospective randomised controlled study to investigate the effect of balneotherapy on knee OA. 46-69 years old 55 patient (50 female, 5 male, mean age 60) with established knee OA were included in the present study. 30 patients in the first group were treated with BT (20 min, once a day, for 2 weeks) , exercise and acetaminophen. The second group (25 patients) took the same therapy regimen except BT. Assessment criteria were pain (VAS), duration of stiffness, 15m walking time, strength of quadriceps muscle (kg/cm2) and active range of motion. They were assessed before therapy, at the end of the treatment and one month after the end of the treatment (totally 6 weeks). The student t test was used in the statistical evaluation. age, body mass indeks and disease duration were similar in both groups. There were extremely significant changes in all of the assessment criteria of the patientsreceiving BT at the end of the treatment. İn contrast to the control group. And this significant improvement was obtained one month after the end of the treatment. In conclusion, this study showes that BT can be used as one of the effective therapy modalities in patients with knee OA.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Hatipoğlu M. Diz osteoartritinin tedavisinde hidroterapi ve interferensiyel akımın karşılaştırılması (tez), UÜTF Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD, Bursa,1998
Özet: Yaptığımız taramada diz osteoartriti tedavisinde hidroterapi ile İFA akımların karşılaştırılmasıyla ilgili kontrollü bir çalışmaya rastlamadık. Bu noktadan hareket ederek diz osteoartritinin hidroterapi ve interferansiyel akımlarla tedavisinde semptomlarda bir değişiklik olup olmadığı ve bu iki grubun birbirlerine ve kontrol grubuna üstünlüğünün olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Araştırmamızı Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’na bağlı Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları’nda ayaktan izlenen, bilateral diz osteoartriti tanısı konmuş 84 hastayı rastgele 3 gruba ayırdık. 1.gruptaki 30 hastaya hidroterapi + egzersiz + parasetamol, 2.gruptaki 29 hastaya interferens + egzersiz + parasetamol, 3.gruptaki kontrol grubu olarak alınan 25 hastaya egzersiz + parasetamol tedavisine alındı. Araştırmaya alınan bütün hastalar 6 hafta boyunca izlendiler. Bu süre zarfında tedavi öncesi, tedavi sonu (14.gün) ve tedavi sonu 30.gün olmak üzere 3 kez kontrol edildiler. Araştırmada; ağrı (istirahatte, ayakta durmakla, yürümekle, sandalyeden kalkarken, merdiven çıkarken, çömelme sırasında, pasif fleksiyonda, gece ağrısı) duyarlılık (algometre ile ölçüm, ritche artiküler indeksi), inaktivite katılığı, 15 metre yürüme süresi, quadriseps kas gücü, aktif fleksiyon derecesi ve pasif fleksiyon derecesini parametre olarak kullandık. 6 haftalık sürenin sonunda hidroterapi ve interferens tedavi grubunda bulunan hastalarda ağrı, duyarlılık, inaktivite katılığı, 15 metre yürüme süresi, quadriseps gücü, aktif fleksiyon derecesi ve pasif fleksiyon derecesinin ölçümlerinde istatistiksel olarak ileri derecede belirgin bir düzelme saptadık. İFA uygulanan grupta, tedavi sonu ölçümlere göre merdiven çıkarken ağrı, çömelme sırasında ağrı ve pasif fleksiyon ağrısında hidroterapi grubuna göre daha anlamlı bir düzelme görüldü. Birinci ay ölçümlerinde ise aralarında istatiksel yönden anlamlı bir fark gözlenmedi. 6 haftalık süre sonunda her üç grupta quadriseps gücünün değerlendirilmesinde, tedavi öncesi değerlere göre tedavi sonu 1.ay kontrollerinde ileri derecede belirgin bir düzelme sağlandı. Bunun dışındaki diğer parametrelerde, kontrol grubu olarak aldığımız 3.grupta anlamlı bir düzelme saptayamadık. Sonuç olarak, diz osteoartritin tedavisinde,hem hidroterapi hem de İFA, tek başına etkili, kullanılabilecek tedavi yöntemleridir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Karakoç Y., Uysal S., Ay A. Ankilozan Spondilitli hastalarda balneoterapinin yeri. Romatizma cilt:13, sayı:1, 1998
Özet: Bu çalışmada tek başına balneoterapinin Ankilozan Spondilitli (AS) hastalarda etkisi randomize, çiftkör bir yöntemle araştırlması amaçlandı. Yaşları 16-66 arasında olan 15’i kadın, 29’u erkek, toplam 44 hasta çalışmaya alındı. Bir grup hastaya yalnızca balneoterapi (n=24), diğer gruba ise balneoterapi+medikal tedavi (NSAID) verildi. Balneoterapi günde 20 dk, haftada 5 gün olmak üzere 3 hafta süreyle 37’C termal suda uygulandı. Her iki grup aynı fizik tedavi yöntemlerini kullandılar. Ağrı (VAS), sabah tutukluğu (dk),oksipit-duvar aralığı, göğüs ekspansiyonu ve shober testi bütün hastalarda değerlendirme parametreleri olarak seçildi. Yedavi öncesi değerler, tedavi sonrası ve tedavi bitiminden 1 ay sonraki değerler ile karşılaştırıldı. Her iki grup hasta yaş, hastalık süresi ve aktivitesi bakımından benzerdi. Her iki grupta tedavi sonrasında klinik parametrelerde belirgin iyileşme gözlendi ve bu iyilik hali tedavi bitiminden sonraki 1. ayda da devam ediyordu. Sonuç olarak AS tedavisinde balneoterapi alternatif bir tedavi yöntemi olabilir. Tek başına balneoterapi uygulaması ile klinik parametrelerde iyileşme elde edilebilir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü. Diz Osteoartriti tedavisinde intraartiküler hyaluronik asit uygulamasının yeri (tez), UÜTF, Bursa, 1998
Özet: Bu çalışma, U.Ü.T.F.Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’na bağlı Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcası’nda toplam 32 olgu üzerinde yapıldı. İntraartiküler Hyaluronik asidin etkinliğini araştırmak amacı ile prospektif ve plabeso kontrollü olarak yürütüldü. Tedavi grubundaki 19 hastaya birer haftalık aralarla toplam üç kez %1,5 HA 2 ml, kontrol grbundaki 13 hastaya da %0.9’luk NaCl 2 ml uygulandı. Hastalar her enjeksiyondan önce, 30.günde ve 60.günde değerlendirildiler. Tüm bu değerlendirmelerde, ağrı, sertlik, fiziksel işlev bölümlerinden oluşan WOMAC Osteoartrit indeksi, fleksiyon ve ekstansiyon derecesi, effüzyon, 25 metre yürüme süresi, diz çevresi ölçümü, eklem duyarlılığı ölçümü, ilaç kullanma miktarı, hastanın hastalık şiddetini değerlendirmesi ile 60.günde hasta ve doktorun tedaviyi değerlendirdiği parametreler kullanıldı. Çalışma sonucunda eklem duyarlılığı dışında tüm parametrelere de anlamlı düzelme saptandı. Effüzyon parametresinde sadece bir hastada effüzyon olduğu için değerlendirmeden çıkarıldı. İntraartiküler enjeksiyonlar sırasında ve takip sürecinde enjeksiyona bağlı hafif ağrı dışında lokal veya sistemik reaksiyon gözlemlenmedi. Sonuç olarak; intraartiküler HA uygulaması kolay, etkinliği yüksek güvenli bir tedavi yöntemidir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Yurtkuran MA., Dilek K. A randomized controlled study of Balneotherapy in patients with Rheumatoid Arhritis. Physikalische Medizin, Rehabilitationmedizin, Kurortmedizin, 1999; 9:92-96
Summary: 57 patients with Romatoid Arthritis (RA) diagnosed according to the criteria of ACR, were admitted to Atatürk Balneotherapy and Rehabilitation Center. Patients were selected according to the criteria of Steinbrokker as class II and III. The patients with renal and hepatic insufficiency, Diabetes Mellitus, hipertension and infection were excluded. It was confirmed that none of them took DMARD (gold salt, penicillamin ect.) or steroids. The first group (n=32) was treated with hydrotherapy for 5 days a week, 30 min. a day and a period of 3 weeks. (in 35ºC water) The second group (n=25) took 3,5 mg/kg Cyclosporine-A (CsA) for 2 months. None of the patients were treated with analgesic antienflamatory agents or physiotherapy during the study. None of the groups showed statistically significant diffrerence in the labarotory parameters such as CRP and ESR . But there was similar improvement in the clinical parameters of tboth of the groups except morning stiffness and the number of swelled joints. The Cyc A group showed more significant recovery in the morning stiffness and the number of swelled joints. (%60,%73) The global assessment of the patient and the doctor was better in the balneotherapy group rather than the Cyc-A group. (%93.9,%90) It was concluded that, besides the effectes of analgesia and spazmolizis, the balneotherapy showed immunmodulatuar effect just like Cyc-A in RA patients.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L., Bingöl Ü., Hatipoğlu M., Yurtkuran M. Diz osteoartriti tedavisinde hidroterapinin yeri. Romatizma 1999; 2:95-100
Özet: Diz Osteoartriti (OA) tedavisinde hidroterapinin (HT) etkinliği araştırıldı. Yaşları 46-69 (ort 60) arasında değişen ve değişik derecelerde bilateral gonartrozu olan 51 kadın, 4 erkek toplam 55 hastaya rutin tetkikler ve radyolojik incelme yapıldı. Kellgren ve Lawrence’in OA radyolojik ölçüm metoduna göre evre 2-4 arasında olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalar rastgele olarak tedavi ve kontrol gruplarına dağıtıldı. Tedavi grubundaki 30 hasta 38’C su sıcaklığında terapötik havuza 2 hafta süresince haftada 5 gün, günde 20dk girdi. Kontrol grubundaki 25 hastaya herhangi bir fizik tedavi ajanı uygulanmadı. Ağrı (VAS), inaktivite katılığı (dk), 15 m yürüme süresi, aktif fleksiyon derecesi, kuadriseps kas gücü (kg) parametreleri tedavi öncesinde, tedavi sonrası 15. ve 30. günde olmak üzere her 2 gruptaki hstalarda üçer kez ölçüldü ve veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. HT alan grupta ağrı, inaktivite katılığı, 15 m yürüme süresi ve aktif fleksiyon derecesinde anlamlı bir iyileşme gözlenirken kontrol grubunda anlamlı bir fark bulunamadı. Sadece kuadriseps kas gücünde her 2 grupta da anlamlı düzelme gözlendi. Bu sonuçların ışığında OA’lı hastalarda HT uygulamasının septomatik fayda sağlayabileceği ve seçenek bir yöntem olabileceği düşünüldü.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü., Altan L., Yurtkuran M. Diz Osteoartriti tedavisinde intraartiküler hyaluronik asit uygulamasının etkinliği. Romatizma 1999;3:175-180
Özet: Osteoartroz süregen, sık görülen romatizmal hastalıkların başında gelir. Tedavide genel amacın analjezi sağlamak olduğu bu hastalıkta son zamanlarda intraartiküler uygulamalar da denenmektedir. Bu çalışma intraartiküler hyaluronik asit (HA) uygulamasının diz osteoartrozunun klinik semptom ve bulguları üzerinde etkili olup olmadığını araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışma, UÜTF FTR AD.’na bağlı Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları polikliniğine başvuran osteoartrozlu hastalardan rastgele yöntemle seçilen, yaşları 46-75 arasında değişen (27 kadın, 5 erkek) toplam 32 hasta üzerinde yapıldı. Tedavi grubundaki 19 hastaya birer haftalık aralarla 3 kez %1.5’luk HA’den 2 ml, kontrol grubundaki 13 hastaya da %0.9’luk NaCl’den 2 ml uygulandı. Hastalar her enjeksiyondan önce 30. ve 60. günlerde değerlendirildiler. Hastaların değerlendirilmesinde WOMAC OA indeksi, fleksiyon ve ekstansiyon derecesi, effüzyon, 25 m. yürüme süresi, diz çevresi ve eklm duyarlılığı ölçümü, ilaç kullanma miktarı, hastanın hastalık şiddetini değerlendirmesi ile 60. günde hasta ve doktorun tedaviyi değerlendirmesi parametreleri kullanıldı. Çalışma sonucunda eklem duyarlılığı dışında tüm parametrelerde anlamlı düzelme saptandı. İntraratiküler enjeksiyonlar sırasında ve takip sürecinde enjeksiyona bağlı hafif ağrı dışında lokal veya sistemik reaksiyon gözlenmedi. Sonuç olarak intrartiküler hyaluronik asit tedavisi uygulası kolay, etkinliği yüksek ve güvenli bir tedavi yöntemi olarak kabul edilebilir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L., Bingöl Ü., Yurtkuran M. Erken ve geç dönem Ankilozan Spondilitte kemik yoğunluğunun kantitatif ultrason ile değerlendirilmesi. Romatizma 1999; 3: 143-147 Özet: Yaşları21-72 arasında değişen (ort 45) 38 Ankilozan Spondilit (AS) hastasında osteoporozun sıklığı ve şiddeti incelendi. Hastalar spinal tutuluma ait radyolojik bulguları dikkate alınarak 2 gruba ayrıldı. Kemik dansitesini değerlendirmek için kantitatif ultrason (QUS) kullanıldı. 2 grup arasında osteopeni yüzdesi yönünden anlamlı bir istatistiksel fark olmadığı görüldü. Erken dönem AS’deki osteopeni sıklığının geç dönemdekine benzer olduğunu ortaya koydu. QUS, AS’de kemik durumunu değerlendirmek için kolay ve etkili bir yöntem olarak yorumlandı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Özbek L., Bingöl Ü., İrdesel J., Akgün K., Yurtkuran M. Ankilozan Spondilitli hastalarda osteoporoz. XVII. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi (16-21 Mayıs 1999, Antalya) Bildiri özet kitabı, s-4
Özet: Ankilozan Spondilitte (AS) kemik kaybının yeni kemik yapımı kadar önemli olduğu bilinmektedir. AS’li hastalarda vertebralosteoporoza yol açan mekanizma açık değildir. Son yıllarda kemik metabolizmasını izlemede noninvaziv metodlara ilgi dikkat çekici bir şekilde artmıştır. Kantitatif ultrasonometri (QUS) osteoporoz riskini belirlemede uygulanım kolaylığı ve maliyetinin nisbeten düşük olması nedeniyle önerilmektedir. Çalışmanın amacı AS’li hastalarda osteoporozun değerlendirilmesinde QUSdeğerliliğini araştırmak ve AS’te osteoporoz riskini artıran faktörleri incelemektir. Bu amaçla 43 AS’li hastada QUS ile kemik mineral dansitesi ölçümü yapıldı. 43 hastadan 25’inde osteoporoz saptandı. (t skore<-1) Osteoporoz saptanan AS’li hastaların yaş, cinsiyet, hastalık süresi, sabah tutukluğu, CRP, HLAB27, entezis indeksi, fonksiyonel indeks parametreleri incelendi. Logistik regresyon analizi sonucunda model anlamlı bulundu. Modelden faydalanarak incelenen parametrelere göre risk faktörlerinin belirlenmesinde CRP’si (+) olanların (-) olanlara göre osteoporoz riskinin 26.67 kat daha fazla olduğu görüldü. Diğer parametrelerle osteoporoz arasında istatistiksel anlamlılık tespit edilmedi. CRP aktivitesinin osteoporoz için risk faktörü olabileceği sonucuna varıldı.
Yayınlar sayfasına dön... .
|
|
 |
Bingöl Ü., Özbek L., Alphan M., İrdesel J., Yutkuran M. Diz Osteoartriti tedavisinde intraartiküler hyaluronik asit uygulamasının etkinliği. XVII. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi (16-21 Mayıs 1999, Antalya) Bildiri özet kitabı, s-46
Özet: Hyaluronik asit (HA) uygulamasının diz osteoartrozunun klinik semptom ve bulguları üzerinde etkili olup olmadığını araştırmak üzere planlanan çalışmaya yaşları 46-75 (ort 58) arasında değişen ACR kriterlerine göre seçilmiş 8 unilateral, 12 bilateral primer gonartroz saptanan toplam 32 olgu alındı. Tedavi grubundaki 19 hastaya birer haftalık aralarla 3 kez %1.5 luk HA’den 2 ml, kontrol grubundaki 13 hastaya da %0.9 luk NaCl den 2 ml intraartiküler olarak uygulandı. Hastalar her enjeksiyondan önce, 30. ve 60. günlerde değerlendirildiler. Hastaların değerlendirilmesinde WOMAC OA indeksi, fleksiyon ve ekstansiyon derecesi, effüzyon, 25 m yürüme süresi, diz çevresi ölçümü, eklem duyarlılığı ölçümü, ilaç kullanma miktarı, hastanın hastalık şiddetini değerlendirmesi ile 60.günde hasta ve doktorun tedaviyi değerlendirmesi parametreleri kullanıldı. Çalışma sonucunda tedavi grubunda eklem duyarlılığı dışında tüm parametrelerde anlamlı düzelme saptandı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L., Bingöl Ü., Yurtkuran M. Behçet hastalığı ve Ankilozan Spondilit.(olgu sunumu) Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği Geleneksel Sempozyumu, 13-16 Ekim, 1999, Kapadokya-Ürgüp) Bildiri Özet kitabı, s-11
Özet: Behçet hastalığı etyolojisi bilinmeyen, genital-oral ülserasyon ve oküler inflamasyon triadı ile tanımlanan bir multisistem hastalığıdır. Behçette sakroileitin varlığı tartışmalıdır. 10 yıl önce bel, boyun ve kalçada ağrı yakınması ile kliniğimize başvuran 37 yaşındaki erkek hasta Ankilozan Spondilit tanısı ile takip edilmekteyken,tekrarlayan oral ve genital ülserasyon ile birlikte üveit bulguları da değerlendirilerek Behçet tanısı kondu. Literatür taramasında nadir görülen Behçet ve Ankilozan Spondilit birlikteliği bu vaka eşliğinde tartışıldı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Karakoç Y., Yavuz M., Yurtkuran M., Özkalemkaş F., Dilek K., Güllülü M., Yurtkuran M. Düşük doz metotreksat tedavisine bağlı pansitopeni gelişen iki Romatoid Artrit olgusu. J Rheum Med Rehab, 1999;10(1):45-48
Özet: Metotreksat (Mtx) Romatoid Artrit (RA) tedavisine girmiş en etkin tedavi yöntemlerinden biridir. Düşük doz Mtx tedavisine bağlı pansitopeni gelişmesi nadir görülen bir yan etkidir. Bu çalışmada düşük doz Mtx tedavisine bağlı pansitopeni gelişen 2 RA olgusu sunulmuştur. Bizim 2 olgumuz ile birlikte literatürde pansitopeni gelişen diğer olgular karşılaştırılarak düşük doz Mtx tedavisinde pansitopeni gelişmesine sebep olabilecek risk faktörleri belirlenmeye çalışılmıştır.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M., Kocagil T. TENS, electroacupuncture and ice massage: Comparison of treatment for osteoarthritis of the knee. American Journal of acupuncture, 1999;27(3/4):133-140
Summary: The purpose of this study was to compare the effectiveness of transcutaneus nerve stimulation (TENS), electroacupuncture (EA) and ice massage with plasebo treatment for analgesia. Subjects (n=100) diagnosed with the osteoarthritis of the knee were treated with these modalities. The parameters for evaluating the effectiveness of treatment include pain at rest, stiffness, 50 foot walking time, quadriceps muscle strength and knee flexion degree. The results showed that all of the 3 methods could be effective in decreasing not only pain but also the objective parameters in a short period of time and that the treatment results in TENS, EA and ice massage were superior to plasebo.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran DM., Yurtkuran MA., Karakoç Y., Bingöl Ü. The treatment of the Ankylosing Spondylitis patients with balneotherapy. 2 nd Int. Congress on Spondyloarthropathies (4-7 Oct. 2000 Gent.) J. Rheum 2000; 27(supple 59): 59.
Summary: According to New York diagnostic criteria 32 patients with Ankylosing Spondylitis (AS) were randomly selected and treated with balneotherapy or methotrexate (Mtx). The first group (n=16) was treated with 7.5 mg/week Mtx and the second group (n=16) was treated with 20 min/day hydrotherapy for 5 days a week for the period of 3 weeks. All the patient had AS for 10 years. The parameters used for the evaluation was morning stiffness, low back pain (during day and night), occiput-wall distance, chin-manibrium distance, chest expansion, Shober’s index, the number of the painful joints, global evaluation of disease activity, modified enthesopaty index and spondylitis index. 3 months after the treatment, we observed that all the clinical parameters had improved in both of the groups. Statistical analyses of the parameters showed no significant difference between the groups. In conclusion, hydrotherapy can be used effectively in the treatment of severe AS patients.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü., Altan L., Ay A., Yurtkuran M. Behçet hastalarında artrit oluşumunu etkileyebilecek faktörlerin incelenmesi. Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği geleneksel sempozyumu bildiri özet kitabı s-131, 27-30 Eylül, 2000
Özet: Behçet hastalığı kronik alevlenme ve iyilik dönemleri gösteren, organ ve sistemleri tutabilen, etyolojisi bilinmeyen bir hastalıktır. Çalışma, artrit saptadığımız Behçet hastalarında artrit oluşumunu etkileyen risk faktörlerini incelemek amacıyla yapıldı. Kliniğimizde eklem tutulumunun değerlendirilmesi amacıyla daha önce çeşitli bölümlerde klinik ve laboratuar incelemeleri yapılarak Uluslararası Behçet Çalışma Grubu kriterlerine göre tanı konulan 65 olgu değerlendirmeye alındı. Hastalık süresi, yaş, cinsiyet, oral ülser, genital ülser, cilt tutulumu, eritema nodosum, göz tutulumu, vasküler tutulum, nörolojik tutulum, paterji pozitifliği, HLA-B5 pozitifliği gibi değişkenlerin artrit için risk faktörü olup olmadığına bakıldı. Vasküler tutulumu olanlarda artrit olma sıklığının 23.60 kat arttığı ve bu artışın anlamlı olduğu saptandı
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L., Bingöl Ü., Özbek S., Yurtkuran M. Eldeki fleksör tendon yaralanmalarının rehabilitasyonunda immobilizasyon ve erken mobilizasyon tekniklerinin karşılaştırılması. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi 2000;1:73-76
Özet: Bu çalışmada eldeki fleksör tendon yaralanmalarının postoperatif rehabilitasyonunda erken mobilizasyon yönteminin uzun süreli mobilizasyon yöntemine üstünlüğü olup olmadığı araştırıldı. UÜTF Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalına bağlı El cerrahisi bilim dalında ameliyat edilip operasyon sonrası rehabilitasyon amacıyla UÜTF Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümüne bağlı Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları polikliniğine başvuran 25 hastaya ait 45 fleksör tendon tedavi öncesi ve tedavi sonrası değerlendirildi. Hastalar rastgele 2 gruba ayrıldı. 1. gruptaki 16 tendon 3 hafta süresince alçı-atel ile immobilize edildi. 2. gruptaki 29 tendona postop. 3. günde Washington yöntemi uygulandı. Hastalar postop 3. hafta ve 10. haftalarda değerlendirildiler. Eklem hareket açıklıkları, parmak ucu-distal palmar çizgi arası mesafeleri ölçüldü. Strickland ve Buck Gramcko ölçüm sistemleri ile sonuçlar değerlendirildi. Strickland sistemi ile erken mobilizasyon uygulanan grupta %75.8 mükemmel-iyi, %10.4 orta, %13.8 kötü sonuç elde edildi. İmmobilizasyon grubunda ise sonuçlar,Strickland’a göre %25.1 mükemmel ve iyi, %31.2 orta, %43.7 kötü, Buck Gramcko’ya göre %31.2 mükemmel-iyi, %50 orta, %18.8 kötü idi. Bu bulgular ışığında fleksör tendon onarımından sonra erken dönemde uygulanan mobilizasyon protokolünün immobilizasyon yöntemine göre çok daha iyi fonksiyonel iyileşme sağladığı sonucuna varıldı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L., Bingöl Ü., Aydıner S., Yurtkuran M. Ankilozan Spondilitte hastalık aktivitesinin osteoporoz bulgusu ve CRP pozitifliği ile korelasyonu. Romatol Tıb Rehab 2000;11(3):186-188
Özet: Periferal tutulumlu olmayan 43 Ankilozan Spondilit (AS) hastasında yaş, cinsiyet,hastalık süresi, sabah tutukluğu, CRP, HLAB27, entezis indeksi e fonksiyonel indeks parametreleri ve ayrıca kemik mineral yoğunluğunu ölçmek amacıyla kantitatif ultrason (QUS) kullanılarak hastalık aktivitesi ile klinik-laboratuar parametreler arasındaki ilişki incelendi. Ölçümler ve hesaplamalardan elde edilen değerler lojistik regrsyon analizi kullanılarak istatistiksel olarak incelendi. CRP dışındaki tüm parametreler yönünden anlamlı bir fark bulunamazken CRP(+) olanlarda, (-) olanlara göre osteoporoz gelişme riskinin 26.67 kat daha arttığı görüldü. Bu sonuçlara göre pelvospondilitle sınırlı As vakalarında CRP’nin tek başına bir hastalık aktivasyon kriteri olduğu söylenememekle birlikte osteoporoz varlığında anlamlı bir şekilde yüksek pozitiflik oranı gösterdiği için hastalık aktivitesinin osteoporoz gelişme riskini artırdığı söylenebilir.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L., Bingöl Ü., Dinçşahin E.,Yurtkuran M. Bilateral Baker’s cyst presenting with acute synovial rupture in Behçet’s disease. European Congress of Rheumatology /21-24 June,2000,Nice) Ann Rheum Dis 2000;59(suppl 1):300
Summary: A 53 years old male patient who had a diagnosis of Behçet’s disease for 20 years was admitted to our clinic with the complaint of pain and swelling in his right knee and cruris. An initial diagnosis of deep vein trombosis forced us to make further laboratory investigation including ultrasonography and MRI. MRI revealed a rupurd baker’s cyct. He was sent for arthroscopic evaluation and treatment. One year later the patient came with the same symptoms in the lft cruris and the same diagnosis of Baker’s cyst was made. Concomittant occurence of Behçet disease and bilateral Baker’s cyct was discussed in this case presentation.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü., Altan L., Dinçşahin E., Yurtkuran M. Case report: Synovial osteochondromatosis in association with Romatoid Arthritis. European Congress of Rheum (21-24 June 2000, Nice) Ann Rheum Dis 2000;59(suppl 1):289-90
Summary: Synovial osteochondromatosis (SOC) is a chondroid metaplasia of the synovium that generates cartilaginous masses within the joint. The peak incience of the disorder is between 30-50 years. It’s usually a monoarthritic disease and generally affects large joints. SOC nearly always occurs within joints but it can occasionally in bursae and tendon sheats. It is twice as common in male patients than in female patients.SOC may occur as primary or secondary form. Predisposing diseases include avascular necrosis, neuropathic osteoarthropaty, trauma, osteochondritis dissecans, rheumatoid arthritis and very commonly osteoarthritis. In this case, a 51 years old female patient has been suffering from RA, for 6 years. 3 months ago, she had mild shoulder pain, effusion and stiffness. Clinical, radiological and laboratory investigations showed that subdeltoid bursae had SOC. Rare concomitant occurence of SOC and RA is discussed in this case presentation.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L., Bingöl Ü., Bayram Ş, Karakoç Y., Yurtkuran M., Yurtkuran D.M. The effects of methotrexate on the patients with Ankylosing Spondylitis . 12 th European Congress of Phys Med and Rehab (3-7 June, 2000, Antalya) abstract book, p-119
Summary: Methotrexate (Mtx) is an antimetabolic drug which is used in the treatment of RA for nearly 10 years. The effect of Mtx in the progression of RA is reported previously by controlled trials. But there are a few studies about the use of Mtx in Ankylosing Spondylitis (AS). In this study, 7.5 mg/week Mtx was used to terat the 32 patients with As. This group was compared with the 19 AS patients who were treated only with NSAIDs. The patients were evaluated according to their complaints, physical examination, laboratory findings and side effects of the drugs. Although there was an improvement in the activation of the disease and complaints of the patients in both groups, no significant difference was found when compared with each other. The results are discussed with the literature.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü., Altan L., yurtkuran M. Boyun ağrılarında iğne akupunktur uygulamasının etkinliği. Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği Geleneksel Sempozyumu (27-30 Eylül, 2000, Kiriş- Antalya) Bildiri Özet kitabı, s-138
Özet: Boyun ağrısı sık karşılaşılan bir sorundur. Prevalansı yaşla birlikte artmakta, iş ve güç kaybı sonucunda ekonomik kayıplara sebep olmaktadır. Tedavisinde egzersiz, sıcak ve soğuk uygulamalar, traksiyon, elektroterapi, akupunktur gibi yöntemler kullanılmaktadır. Tedavi yöntemlerinden biri olan akupunkturun boyun ağrısının tedavisindeki etkinliğini incelemek amacıyla bu çalışmayı planladık. Polikliniğimize boyun ağrısı nedeniyle başvuran, yaşları 25-73, hastalık süreleri 0.5-25 yıl arasında değişen 17 kadın, 1 erkek, toplam 18 olgu rastgele yöntemle seçilerek çalışmaya alındı. Akupunktur uygulaması her olguya haftada 2 kez, 2 hafta süresince suboksipital kas insersiyo ve üst trapezius orta noktalarına çelik akupunktur iğnelerinin bilateral olarak 20 dk. süresince uygulanmasıyla yapıldı. Ağrının değerlendirilmesi, basınç-ağrı eşiğinin değerlendirildiği el algometrisi ile yapıldı. Olguların 4 ayrı bölgede her seans önce ve sonrasında olmak üzere toplam 4 seansta ve 1. ay kontrollerinde basınç ağrı eşikleri değerlendirildi. Başlangıca göre 1,2,3,4. seans ve 1. ay kontrollerinde hiçbir bölgede anlamlı düzelme saptanmadı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Ay A. Postmenopozal Osteoporozda su içi ve su dışı aerobik egzersizlerin kemik üzerindeki etkilerinin ultrasonometrik ve biyokimyasal olarak karşılaştırılması (tez), UÜTF, Bursa, 2000
Özet: Bu çalışma su içi ve su dışı aerobik egzersizin postmenopozal dönemde hızla azalmakta olan kemik kütlesine olan etkilerini araştırmak amacıyla randomize ve kontrollü olarak gerçekleştirildi. Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcalarına 1999 Ağustos-Eylül ayları içinde başvuran, yaşları 49-65 arasında değişen (ort 54,8) 53 postmenopozal ve sedanter (Sinaki’nin fiziksel aktivite skalası) kadın olgu, su içi egzersiz (n=18), antigravite egzersiz (n=17) ve kontrol (n=18) olmak üzere 3 gruba ayrılarak 6 ay süreyle izlendi. Tüm olguların başlangıç ve 6. ayda kantitatif ultrason, gece-gündüz ağrıları (VAS), algometrik olarak paravertebral ve spinöz proçes duyarlılığı, vücut kütle indeksi (VKİ), insülin benzeri büyüme faktörü 1 (İGF-1), growth hormon (GH), parathormon (PTH), kalsitonin, total alkalen fosfataz (ALP) ve 24 saatlik idrarda kalsiyum parametreleri ölçüldü, fonksiyonel (hekim) ve global (hasta) değerlendirmeleri yapıldı. Egzersiz yapan her iki grupta tedavi öncesine göre tüm ağrı ve fonksiyonel değerlendirme parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı düzelme görülürken, kantitatif ultrasonun BUA, SOS ve QUI (kantitatif ultrason indeksi) parametreleri, GH, IGF-1 ve kalsitonin düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı artış, PTH ve VKİ’de ise anlamlı azalma saptandı. Kontrol grubunda BUA değerleri azalırken anlamlı bir hormonal değişikliğe rastlanmadı. Kontrol grubunun VKİ’de ise başlangıca göre istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi. Sonuç olarak, su içi ve su dışı aerobik (antigravite) egzersiz kemiği ultrasonometrik olarak ve hormonal açıdan olumlu yönde etkilerken, egzersiz grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Ay A., Yurtkuran M., Bingöl Ü. Postmenopozal Osteoporozda su içi ve su dışı aerobik egzersizin kemik kütlesine olan etkileri. IV. Türk-Alman Balneoloji ve Klimatoloji Kongre Kitabı (17-19 Kasım 2000, Balçova, İzmir), s-73
Özet: Bu çalışma su içi ve su dışı aerobik egzersizin postmenopozal dönemde hızla azalmakta olan kemik kütlesine olan etkilerini araştırmak amacıyla randomize ve kontrollü olarak gerçekleştirildi. Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcalarına 1999 Ağustos-Eylül ayları içinde başvuran, yaşları 49-65 arasında değişen (ort 54,8) 53 postmenopozal ve sedanter (Sinaki’nin fiziksel aktivite skalası) kadın olgu, su içi egzersiz (n=18), antigravite egzersiz (n=17) ve kontrol (n=18) olmak üzere 3 gruba ayrılarak 6 ay süreyle izlendi. Tüm olguların başlangıç ve 6. ayda kantitatif ultrason, gece-gündüz ağrıları (VAS), algometrik olarak paravertebral ve spinöz proçes duyarlılığı, vücut kütle indeksi (VKİ), insülin benzeri büyüme faktörü 1 (İGF-1), growth hormon (GH), parathormon (PTH), kalsitonin, total alkalen fosfataz (ALP) ve 24 saatlik idrarda kalsiyum parametreleri ölçüldü, fonksiyonel (hekim) ve global (hasta) değerlendirmeleri yapıldı. Egzersiz yapan her iki grupta tedavi öncesine göre tüm ağrı ve fonksiyonel değerlendirme parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı düzelme görülürken, kantitatif ultrasonun BUA ve SOS parametreleri, GH, IGF-1 ve kalsitonin düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı artış, PTH ve VKİ’de ise anlamlı azalma saptandı. Kontrol grubunda BUA değerleri azalırken anlamlı bir hormonal değişikliğe rastlanmadı. Kontrol grubunun VKİ’de ise başlangıca göre istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi. Sonuç olarak, su içi ve su dışı aerobik (antigravite) egzersiz kemiği ultrasonometrik olarak ve hormonal açıdan olumlu yönde etkilerken, egzersiz grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü, Altan L, Dinçşahin E, Yurtkuran M. The evaluation of the risk factors for generalized osteoporosis in patients with Romatoid Arthritis. EULAR Absracts ,Annals of the Rheumatic Diseases Vol 60 supplement 1, July 2001
Summary: In patients with Rheumatoid Arthritis (RA), the frequency of generalized osteoporosis increases. The factors related to the disease like duration, functional capacity, medical treatment (corticosteroid, NSAIDs, Methotrexate) and disease activation (CRP, ESR) are present among the probable factors which increase the risk of generalized osteoporosis such as the general factors like sex, age and menopausal status. The effects of the general risk factors and the risk factors related to the disease on the formation of osteoporosis were assessed statistically with the ordinal logistic regression test. The bone mass of 36 patients with RA (ages 25-75, duration of disease 0.25-43 years, 32 female and 4 male ) were evaluated with calcaneal ultrasound. It was concluded that the risk of osteoporosis increased 7.44 times in patients using NSAIDs compared with those who received no NSAID therapy. This data has shown us the importance of NSAID treatment in increasing the risk of generalized osteoporosis in RA patients.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L, Bingöl Ü, Karakoç Y, Aydıner S, Yurtkuran M, Yurtkuran DM. Clinical investigation of Methotrexate in the treatment of Ankylosing spondylitis. Scandinavian Journal of Rheumatology, 2001 in press
Summary: To investigate the efficacy and possible side effects of Methotrexate (Mtx) treatment in patients with Anylosing Spondylitis (AS), 51 patients with the diagnosis of AS according to New York criteria were randomly distributed into 2 groups. In group 1 (n=25) only Naproxen (1000 mg/day) and in group 2 (n=26) oral Mtx (7.5 mg/week) combined with Naproxen were given for 12 months. The patients were evaluated at 3, 6 and 12 months after the start of the treatment according to a number of clinical parameters using objective and subjective variables. Data was analysed using ki square and Mann Whitney U test. The comparison of the values with respect to pretreatment values showed significant improvement in the ‘global evaluation of the physician’ in grou 2 when compared to group 1 while no other parameter was found to be significantly different between the two groups. We concluded that a combination of Mtx with Naproxen did not prove to be superior to Naproxen alone in terms of statistical significance. Further trials with larger doses of Mtx and different patient populations, mainly comprised of peripheral arthritis are necessary for delineation of the role of Mtx in AS treatment.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L, Bingöl Ü, Kalaycı Z, Yurtkuran M. Ankilozan Spondilitin epidemiyolojik, radyolojik ve laboratuvar bulguları. XVIII. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi Program ve Özet kitabı, p-042, 2001
Özet: Ankilozan spondilit (AS) öncelikle sakroiliak eklemleri ve omurgayı tutan spondilartropati grubu hastalıkların prototipini oluşturan, kronik sistemik romatizmal bir hastalıktır. Hastalığın prevalansı, kadın ve erkeklerde görülme oranları, HLAB27 ilişkisi konusunda yapılmış çok sayıda çalışmada değişken sonuçlar bildirilmiştir. Bu çalışmada AS polikliniğimizde takip edilen 109 AS hastasının epidemiyolojik, radyolojik ve laboratuvar bulguları araştırıldı. Hastaların cinsi, yaşı, HLAB27 pozitifliği, yakınma süresi, hastalık süresi, kullandığı ilaçlar kaydedildi. Sakroiliak ve aksiyel grafileri çekilerek sakroiliitisleri derecelendirildi ve aksiyel tutulum oranı saptandı. Sedimentasyon ve CRP değerleri ölçüldü. Ayrıntılı sistemik değerlendirme yapılarak periferik artrit bulgusu, kardiyovasküler sistem (KVS), solunum sistemi (SS) ve göz tutulumlarının olup olmadığı araştırıldı. Sistemik tutuluma neden olabilecek risk faktörleri logistik regresyon analizi ile saptandı. Hastaların %58.7’si erkek %41.3’ü kadındı. Ortalama %75.2’sinde HLAB27 (+) bulundu. %20.2’sinde periferik artrit, %13.8’inde KVS, %33.8’inde SS tutulumu, %7.3’ünde üveit saptandı. Sedimentasyon hastaların %59.4’ünde 15 mm/h’in üzerindeydi ve %59.5’inde CRP pozitifliği mevcuttu. Sonuçlar literatür verileri eşliğinde tartışıldı.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L, Bingöl Ü, Kalaycı Z, Yurtkuran M. Osteoporoz’da risk faktörleri ve kantitatif ultrason. XVIII. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi Program ve Özet kitabı, p-140, 2001
Özet: Günümüzde osteoporozun tanısı ve takibi kemik mineral yoğunluğu ölçümlerine dayanarak yapılmaktadır. Bu amaçla kullanılan çeşitli radyografik tetkikler mevcuttur. Bunlardan biri olan Kantitatif Ultrason (QUS) son yıllarda radyasyon içermemesi ve kolay uygulanabilirliği nedeniyle kabul gören bir tetkik yöntemidir. Bu çalışmada osteoporoz açısından risk taşıyan 1617 hastaya QUS ile kemik mineral yoğunluğu ölçümü yapıldı. Hastaların yaşı, cinsi, boy ve kiloları, kadınlarda menapoz yaşları kaydedildi. Bu parametrelerin osteoporoz gelişimindeki etkileri araştırıldı. Ayrıca BUA, SOS amplitüdleri ve T skorlarının birbirleriyle ilişkisi araştırıldı. Sonuçlar QUS indeksi ile yaş, boy, kilo ve menapoz yaşı arasında istatistiksel anlamlı ilişki olduğunu ortaya koydu (p<0.01). BUA ve SOS amplitüdlerinin ölçüm değerleri arasında ilişki incelendiğinde aynı yönde orta düzeyde uyumluluk saptandı (r=0.43, p<0.01). T skor değerlerine bakıldığında ise aynı yönde daha düşük uyum ortaya kondu (r=0.37, p<0.01). Duyarlılık ve tanımlayıcılık hesapları yapıldığında sonuçlar BUA’da osteoporoz saptandığında SOS’de de saptanma olasılığının düşük olduğunu fakat SOS’e göre osteoporoz tespit edildiğinde BUA’da aynı sonucun elde edilme olasılığının yüksek olduğunu ortaya koydu.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü, Altan L, Yurtkuran M. Effect of electroacupuncture treatment on neck pain. 2 nd World Congress of World Institude of Pain Abstract Book, LBP 03, 2001
Summary: Neck pain is a common condition. The prevelance increases with age and it’s higher in women then in men. This study was designed to investigate the efficacy of acupuncture in neck pain. 22 female patients with an age range of 25 to 68 years and disease duration range of 4 months to 20 years were included in the study. Treatment was performed 4 times by application of steel to sensitive points with a frequency of 4 Hz through the suboccipital muscle insertios and bilateral midpoints of upper trapezius muscles for an application period of 20 min. ,twice a week . The cases were evaluated before, immediately after the treatment and 1 month after the treatment using the pressure-pain treshold parameter. Statistical analysis of the results showed significant improvement at 4 of the regions. As a result, acupuncture which is a cheap and easy method with fewer side effects may be an alternative treatment to other medical and physical therapy modalities.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Ay A, Yurtkuran M. The effects of aquatic exercise on pain and the functional parameters of the postmenopausal subjects. Balneologia Polska, tom XLIII, zeszyt 1-2, rok 2001
Summary: Osteoporosis in postmenopausal sedentary women is a significant health problem and factors associated with bone mass and its clinical consequences are being investigated. Moderate increased physical activity in postmenopausal osteoporotic subjects has been suggested to enhance bone mineral content, prevent pain and functional insufficiency. The aim of this controlled study was to identify the influences of aquatic exercise on pain and the functional parameters of the sedentary osteoporotic subjects. 36 sedentary women with postmenopausal osteopenia and osteoporosis (WHO Osteoporosis classification criteria) were admitted to ARMKK. Physical activity level was evaluated with ‘physical activity scale of Sinaki’ and the quantity of the calcaneal bone was evaluated with QUS. The ages of the women were between 49 to 65 with the mean age of 54.8. The postmenopausal osteopenic and osteoporotic subjects were followed for 6 months in 2 groups which were the aquatic exercise (n=18) and the control groups (n=18). The exercise group was suggested to perform the exercises according to ‘Board’s scale of exercise tolerability’ between the magnitudes of 10-13 for 40 minutes a day and 3 times a week. The parameters used in this study were pain in the day and night (VAS), algometric measurement of the tenderness of the processus spinosus (PST) and the paravertebral muscles (PVT) of the dorsal vertebrae, global and functional assessments of the patient and functional assessment of the physician respectively. The groups were homogenised for age, postmenopausal period, BUA T score, pain (VAS, algometric), global assessment of the patient and functional assessment of the physician at the beginning. All the pain and the functional parameters used in the exercise group indicated statistically significant improvement while there was no significant change in the control group. In conclusion, aquatic exercise is found to be effective in symptomatic relief and functional improvement. Consequently, aquatic exercise can be suggested as an adjuvan or alternative therapy to medication in postmenopausal osteoporosis.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Ay A, Yurtkuran M. Osteoporoz tanı ve takibinde Kantitatif Ultrason ve Dual Enerji X ray bsorpsiyometri sonuçları arasındaki ilişkinin araştırılması. Bursa Devlet Hastanesi Bülteni, 17(1)35-37, 2001
Özet: Bu çalışma, osteoporoz tarama ve takibinde QUS ile yapılan kalkaneal ultrasonic değerlendirmenin, DEXA ile eşzamanlı ölçülen axiel kemik mineral yoğunluğuyla paralel olup olmadığını değerlendirmek amacıyla yapıldı. ARMKK polikliniğine başvuran ve elinde her iki ölçüm tekniğinden birine ait raporla gelen rastgele seçilmiş 42 hastaya eşzamanlı olarak DEXA veya QUS ile ölçüm yapıldı. QUS’ın BUA ve SOS parametreleri, DEXA’nın femur wards ve L2-L4 bölgelerinin ölçümleriyle karşılaştırıldı. İkili gruplar halinde Pearson Korelasyon Analizi ile yapılan karşılaştırmada parametrik veriler ararsında anlamlı bir ilişki bulunmadı. Kemiğin yapısı ve kalitesini değerlendirmede tercih edilen QUS ile kemiğin kantitatif değerlendirilmesinde kullanılan DEXA’nın osteoporoz takibinde birbirine paralel sonuçlar vermediği görüldü. Ancak bu iki ölçüm yönteminin birlikte değerlendirilmesinin, objektif sonuçlara ulaşmak açısından faydalı olabileceği düşünüldü.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü. Effect of balneotherapy on osteoarthritis. J Rheum Med Rehab 2002;13(3):201-205
Summary: Bathing in water (balneotherapy or spa therapy) has been used frequently in classical medicine as a cure for many of disease and osteoarthritis. The aim of balneotherapy is to improve the range of joint movements, cause muscle strengthening, relieve muscle spasm maintain or improve fuhctional mobility, soothe pain and as a consequence to relieve patients suffering and let them feel well. In this article, a literature search vas performed to evaluate the effectiveness of balneotherapy on osteoarthritis, recent 10 years until 2002.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Yurtkuran M, Ay A, Bingöl Ü. Some of the randomised controlled studies made in atatürk balneotherapy and rehabilitation center (abstract)World Balneology and Hydroclimatology Congress Book, Nov 2002, Budapest
Summary: The mission of Atatürk Balneotherapy and Rehabilitation Center is diagnosis, therapy and rehabilitation of the rheumatological disorders with evidence based medicine and to make true methodological studies.Between the years of 1993 and 2000, 68.599 patients were admitted to our center with rheumatological disorders. They were 20632 patients with osteoarthritis (OA), 17741 patients with osteoporosis (OP), 16671 patients with low back pain (LBP), 2361 patients with Rheumatoid Arthritis (RA) and 2232 patients with primary fibromyalgia syndrome (PFS).
OA; 20 patients were treated with Balneotherapy (BT) for 3 weeks. After the treatment there were no significant changes in plasma beta endorphine levels but the pain treshold increased significantly .
OP; 36 patients with moderate postmenopausal osteoporosis were admitted. The aquatic exercise (n=18) and the control group (n=18) were followed for the period of 6 months. The aquatic exercise group improved significantly for the pain and the functional parameters while there was no significant change in the control group.
LBP; 30 patients with LBP were treated with BT and routine exercise program for 3 weeks. BT group improved significantly for the physical examination parameters (Schober test, SLR test, intensity of pain) when compared with the control group (n=20).
RA; 32 RA patients were treated with BT for 3 weeks and 25 patients were treated with 3,5 mg/kg Cyclosporine A (CsA) for 2 months. It was concluded that besides the effects of analgesia and muscle relaxation, BT might have an immunmodulator effect in RA similar to CsA.
PFS; 40 patients with PFS were treated with BT for 2 weeks. Algometric evaluation of the pain changed significantly in the BT group while no improvement was observed in the control group (n=20).
Yayınlar sayfasına dön... .
|
|
 |
Ay A. Balneoterapi ve etki mekanizmaları. AİBÜ Tıp Fakültesi Dergisi. 3(2):2001;53-59
Summary : Balneotherapy is the oldest and the woldwide therapvutic form of the arthritic patients. Although the effects of analgesic and making the patients feel better are weel known and accepted by the observers, the mechanisms of the effect are not weel known. So this review discusses the mechanisms of action of Balneotheraphy in clinically controlled studies.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Bingöl Ü, Altan L, Dinçşahin E, Yurtkuran M. Chondromatosis in subacromial bursae. The Journal of Rheumatology. 2002;29:7;1559-1560.
Summary : Synovial osteochondromatosis (SO) is a chondroid metaplasia of the synovium. The peak incidence of the disorder is between 30 and 50 years. It is usually a mono articular disease, and generally affects large joints. SOC nearly always occurs within joints, but it can occur occosionally in bursae and tendon sheaths. It is twice as common in male patients than in female patients.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Ay A, Kumaş FF, Yurtkuran M. Postmenopozal Sağlıklı ve Osteoporotik Kadınlarda Serum Parathormon Düzeyleri. T Klin FTR 2003;3:15-8
Özet: Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Kükürtlü Kaplıcaları’nda (ARMKK) yapılan çalışmada 72 postmenopozal kadın, serum parathormon (PTH) düzeyleri açısından araştırıldı.
ARMKK de yapılan prospektif kontrollü çalışmada en az bir vertebra çökme kırığı olan 42 postmenopozal kadın, 30 sağlıklı postmenopozal kadın ile karşılaştırıldı. Yaşları 56-80 arasında değişen (ort=69±6) kadın deneklerde serum PTH, osteokalsin, kalsiyum ve üriner kalsiyum değerlerine bakıldı.İki grup arasında osteokalsin hariç, diğer parametreler açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Serum osteokalsin değerleri osteoporoz grubunda kontrol grubuna göre düşük idi. Osteoporozu olan grupta, serum PTH ve üriner kalsiyum arasında negatif, yaş ile PTH arasında pozitif ilişki saptandı. 55-60 yaş grubu osteoporozu olanlarda PTH, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha düşük seviyelerde bulundu.
Serum PTH düzeylerinin osteokalsin düzeyleri ve postmenopozal süreç ile korele olmadığı gözlendi.
Yayınlar sayfasına dön...
|
|
 |
Altan L, Bingöl Ü, Aykaç M, Koç Z, Yurtkuran M. Investigation of the effects of pool-based exercise on fibromyalgia syndrome. Rheum Int 2004;24:272-7
Summary: The objective was to compare pool-based exercise and balneotherapy in primary fibromyalgia syndrome. Fifty female patients with the diagnosis of PFS according to the ACR classification criteria were randomly assigned into 2 groups: In group I (n=25) pool-based exercise and in group II (n=25) balneotherapy in the same pool (no exercise) was applied for 35 minutes a day, 3 times a week and for 12 weeks. In both groups, pre (week 0) and posttreatment (week 12 and week 24) evaluations were performed by one of the authors who was blind to the groups. Evaluation parameters included pain (VAS), morning stiffness (minutes), quality of sleep, tender points, global evaluation of the patient and the physician, fibromyalgia impact questionnaire, chair test, and Beck depression inventory. Statistical analysis was done by student’s t-test. Twenty-four exercise and 22 balneotherapy patients completed the study. Pretreatment (week 0) measurements did not show any differences between the groups. In group I, statistically significant improvement was observed in all the variables (p<0.01 for all) except the chair test performed at the 12 th and 24 th week (Table 10). In Group II, measurements at the 12 th week showed significant improvement in all the variables (p<0.01 for all) except the chair test and Beck depression inventory. Group II showed significant improvement in pain and fatigue according to VAS, 5-point scale, the number of tender points, algometric scores and global evaluation of the patient/physician (p<0.01 and p<0.05), while improvement was non-significant for morning stiffness, sleep, Fibromyalgia İmpact Questionnaire (FIQ), chair test, and Beck depression inventory variables on 24 th week (Table 11). Comparison of the groups for percent changes and difference scores failed to show a statisticallly significant difference for any of the variables except the Beck depression inventory (p<0.01). The r | | |